Haber
26 Mart 2019 - Salı 17:30 Bu haber 183 kez okundu
 
Zengin-yoksul, genç-yaşlı ayırmayan hastalık: Verem
SAĞLIK Haberi
Zengin-yoksul, genç-yaşlı ayırmayan hastalık: Verem

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Salih Bilgin, tüberkülozun (verem) dünyada zengin-yoksul, genç-yaşlı herkeste ortaya çıkabileceğini, erken ve uygun tedavi ile hastaların yüzde yüz iyileşebildiğini söyledi.
Medicana Samsun Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Salih Bilgin, tüberküloz konusunda bilgi verdi. Tüberkülozun hava yoluyla bulaştığını ifade eden Dr. Bilgin, “Tüberküloz binlerce yıldır var olduğu bilinen bir mikropla oluşmaktadır. Bu mikrobun adı: ’Mycobacterium tuberculosis’tir. Dünyanın bütün uluslarından insanlarda, zengin-yoksul, genç-yaşlı herkeste hastalık yapabilir. Erken ve uygun tedavi başlanır, yeterli süre tedavi edilirse hastalar yüzde yüz iyileştirilir” dedi.
Tüberküloz basilinin akciğerlere yerleşip çoğalabilmesi için alveollere kadar ulaşması gerektiğini anlatan Dr. Bilgin, “Bu da ancak hasta kişiden solunum ile havaya saçılan damlacık çekirdeklerinde asılı halde bulunan basillerle mümkün olabilmektedir. Yapılan deneysel araştırmalar, tüberküloz basilinin tozla, toprakla, hastaların eşyalarını kullanmakla ya da aynı kaptan yemekle bulaşamayacağını göstermiştir. En bulaştırıcı olan hastalar balgam mikroskobisinde basil pozitif olan akciğer ve gırtlak tüberkülozlulardır. Hasta ile yakın ve uzun süreli teması olan kişilere bulaşma riski fazladır. Bunlar, aile bireyleri, aynı evi paylaştığı arkadaşları, iş yeri arkadaşları olabilir” diye konuştu.

TÜBERKÜLOZDA TANI VE SEMPTOMLARI
Tüberküloz tanısının balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ile konulduğunu aktaran Bilgin, “Hastanın yakınmaları ve akciğer film bulguları ile hastalıktan şüphelenilir. Hastalarda iki haftadan uzun süren öksürük, ateş, gece terlemesi, göğüs ağrıları, iştahsızlık, zayıflama (kilo kaybı), çocuklarda kilo alamama, halsizlik, kan tükürme gibi sorunlar görülür” diye konuştu.

TÜBERKÜLOZDAN KORUNMA YOLLARI
Tüberkülozdan korunmanın dört başlık altında sıralanabileceğini söyleyen Bilgin, şu bilgileri verdi: “Bulaştırıcı hastaların tedavisi, basil kaynağını yok eder. Koruyucu ilaç tedavisi. BCG aşısı. TB bulaşmasının önlenmesi. Korunmada önemli olan kaynak vakanın mümkün olduğu en erken zamanda tespit edilip tedavi edilmesidir. Etkili tedavi ile ilk günlerde basil sayısı hızla azalmakta. Bunun yanında öksürük sıklığı da azalmaktadır. Hastaların bulaştırıcılığı, etkili tedavi ile 2-3 haftada pratik olarak sona erer. Bu nedenle, Tüberkülozlu hastayı hemen izole etmek ve etkili tedaviye başlamak korunmada en önemli faktördür. Koruyucu ilaç tedavisinin amacı, tüberküloz hastası ile teması olan kişide enfeksiyon gelişimini ya da tüberküloz enfekte kişide tüberküloz hastalığı gelişimini önlemektir. Ancak koruyucu ilaç tedavisi her kişiye değil, hasta olmadığı kanıtlanmış yüksek riskli gruplara verilmelidir. BCG aşısı ülkemizde biri doğumdan 2 ay sonra, diğeri ilkokul birinci sınıfta olmak üzere, çocuklarda iki kez BCG yapılmaktadır. BCG, üç aylıktan büyük herkese, tüberkülin cilt testi yapıldıktan sonra uygulanmalıdır. BCG, tüberküloz enfeksiyonundan koruyucu etki yapmaz, kanla ve lenfatik sistemle basilin yayılmasını engeller. Böylece hayatı tehdit eden milier, menenjit TB gibi durumların ortaya çıkışını azaltır. Tüberküloz bulaşmasının önlenmesinde, bulaştırıcı olgulara hızla tanı konulması ve tedavi başlanması önemlidir. Bunun yanı sıra kişisel önlemler (öksürürken ağzın kağıt mendille kapatılması vs ), kişinin yaşadığı ortamın düzeltilmesi, toplumun bu konu hakkında bilinçlendirilmesi de bulaşmayı önlemede önemli faktörler arasındadır.”
(İHA)
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı