Haber
07 Şubat 2019 - Perşembe 16:31 Bu haber 343 kez okundu
 
Gökçen ; Talebimiz Ağırlaştırılmış Müebbettir !
Şule Çet cinayeti sanıklarının yargılandığı davanın dün gerçekleşen duruşmasını değerlendiren, CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, ‘’Tecavüze uğradıktan sonra öldürülen bir genç kadının, bekaretini, bira içip içmediğini sorgulayan sanık avukatları ve Şule Çet’in erkek arkadaşının eve gelip gelmediğini soran mahkeme heyeti kadın mücadelesinin neden hayati olduğunu kanıtlıyor’’ dedi.
GÜNDEM Haberi
Gökçen ; Talebimiz Ağırlaştırılmış Müebbettir !

Gökçen davada yaşananların kamuoyu vicdanını zedelediğini belirterek ‘’Tecavüze uğradıktan sonra öldürülen bir genç kadının, bekaretini, bira içip içmediğini sorgulayan sanık avukatları ve Şule Çet’in erkek arkadaşının eve gelip gelmediğini soran mahkeme heyeti kadın mücadelesinin neden hayati olduğunu kanıtlıyor’’ dedi. Ayrıca ’Bir kadının bira içmesi, bakire olmaması veya erkek arkadaşını evinde misafir etmesinin tecavüzü ya da cinayeti haklılaştıracağı anlayışını sanık avukatlarında tekrar gördük. Mağdurun yargılandığı, tecavüzcünün haklı çıkarıldığı bu düzeni reddediyoruz’’ dedi.

 

Gökçen: ‘’Kadın cinayetlerinde iyi hal indirimi ve uygulanan ‘tahrik indirimleri’ potansiyel katillere ve tecavüzcülere cesaret veriyor, kadınları tedirgin ediyor, günlük yaşamdan dışlıyor’’ ifadelerini kullandı.

 

Gökçen sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Talebimiz ağırlaştırılmış müebbettir. Şule Çet’in ve öldürülen kadınların asıl katili işine geldiği durumda tecavüzü de cinayeti de meşru görebilen erkek egemen zihniyettir. Kadın mücadelesini dayanışmayla selamlar, yanlarında olduğumu bildiririm’’ dedi.

"Şule Çet davası, kadın mücadelesinin neden gerekli olduğunu tekrar gösterdi. Ekonomik sorunlar yaşayan ve tecavüze uğrayarak öldürülen genç bir kadının çalışması, gittiği yerler, erkeklerle görüşüp görüşmediği, içki içip içmediği sorgulanırken katillerin davranışları bu kadar sorgulanmadı.

Suçu işleyen değil, suçun mağduru sorgulandığı için, kadın cinayetlerine çözüm değil gerekçe arandığı için bu düzene hep birlikte karşı durmak zorundayız.

Bugün kadınlar öldürüldüğünde fiil ortaya çıkarılmıyor, kadın örgütleri ve aktivistler devreye girmek zorunda kalıyor. Davanın tüm çelişkileri kamuoyu baskısıyla ancak ortaya çıkabiliyor. Sanık avukatları ise davayla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen kadının bakireliğini sorgularken kamuoyu baskısından şikayet ediyor.

Sanık avukatları kamuoyunun duyarlılığından şikayetçi ise, bizlere daha da çok görev düşüyor. Şule Çet’in şahsında tüm kadın cinayetlerini, kadına karşı psikolojik, ekonomik ve fiziksel şiddeti durdurmak için mücadele etmek, kadınlara desteğimizi artırmak en önemli görevimiz. Avukatlık adı altında kadın düşmanı dilin pekiştirilmesi, kadın özgürlüğünün cinayetle sonuçlanmasının normalleştirilmesi ve suçla ilgisiz noktaların gündeme getirilmesi ne kadar kabul edilemezse; cinayetleri görmezden gelen ve hatta meşrulaştıran erkek egemen politikalar da o kadar kabul edilemez."

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı